23 Kasım 2015 Pazartesi

Öğretmen kimdir?

Öğretmen, tüm zamanlarında öğrencilerine örnek bir kişilik sergiler. 

Öğrencilerinin edinmesini istemediği davranışları yalnızca okulda değil, okul dışında da sergilemez. 

Yalnızca okula gelen öğrencilerini değil, değişik nedenlerle, özellikle parasal nedenlerle okula gelemeyen çocukları da düşünür, yüreği onlar için de çarpar. 

Para kazanma endeksli bir yaşam sürmez. Bir yazarımız, kendisiyle yapılan söyleşide zengin ve ünlü olma tehlikesini atlattığı bir yaşa eriştiğini söylüyordu. Öğretmen de öyledir. Para kazanma ve ün peşinde koşmaz. 

Sürekli kendini geliştirme ve kazandığı bilgileri ve becerileri karşılıksız öğrencileriyle paylaşma arzusundadır. 

Zoru kolay kılandır. 

Yol gösteren, yeni ufuklar açan, öğrencinin yeteneklerini keşfetmesini ve geliştirmesini sağlayandır. 

"Ben" diliyle konuşmaz. Kendini ön plana çıkarmaz. Öğrencilerini ön plana çıkarıp onları ve yeteneklerini över. 

Öğrencilerinin en güç durumlarda bile kendilerini iyi hissetmesini sağlar. 

Öğrencisinden hiçbir çıkar beklemez. Hatta onlardan övgü, takdir ve vefa bile beklemez. 

Yaptıklarının hiçbir karşılığı olmayabileceğini, tüm çabasına karşın, yer yer başarısız da olabileceğini bilir. 

Güçlükler ve başarısızlıklar karşısında yılgınlık göstermez. 

Öğrencilerine umutsuzluk değil, umut aşılar. 

Yaşama dair her şeyin, insanların, hayvanların, böceklerin, ağaçların, otların, suların, denizlerin, gökyüzünün, tarihsel yapıtların korunmasını ve geliştirilmesini önemser. Bunların yerine para kazanmanın önemsenmesine karşı çıkar. 

Her durumda savaşa ve sömürüye karşıdır. 

Öğrencilerine bireyciliği değil, paylaşmayı, örgütlü olup, yaşama dair ne varsa korumayı ve geliştirmeyi öğretir. 

Çok okur, çok yazar. 

Sanata özel bir önem verir. Müzikle, sinemayla, edebiyatla, tiyatroyla, operayla, dansla, baleyle, resimle, fotoğrafla, heykelle yakından ilgilidir. Öğrencilerine de bunlara önem vermeyi her yolla, ama öncelikle kendisi ilgilenip örnek olarak öğretir. 

Az konuşur, çok dinler. 

Esnektir. 

Öğrencileri gözünde korkulan değil, saygı duyulan, örnek alınan kimsedir. 

Anadilini iyi konuşur ve iyi yazar. 

Gelişmenin, başka kültürleri de tanımaktan geçtiğini bilir ve bu nedenle yabancı dil de bilir ve çok iyi kullanır. 

"Elimden geleni yaptım," demez; "Acaba daha başka ne yapabilirim?" der. Her sorunda ve durumda öncelikle kendi payına düşeni sorgular. Kendisinin sorumlu olmadığı sorunları bile çözmek için bireysel ve örgütlü çaba gösterir. 

Hakkını arar ve hakkını aramayı öğretir. 

Yobazlığa karşıdır. Farklı görüşlere saygı duyar ve saygı duymayı öğretir. 

Öğretmen için "yaşamda en gerçek yol gösterici bilimdir". Ona göre "bilimden başka yol gösterici aramak aymazlıktır, sapkınlıktır, hainliktir". 

Öğretmenler Günü kutlu olsun! 

______________ 
Bu yazıyı ilk olarak 17 Eylül 2007'de yayımlamıştım.

1 Ekim 2015 Perşembe

Öğretmen adayları için 15 kitap önerisi

1) "Etkili Öğrenme ve Öğretme" (Kamile Ün Açıkgöz, Biliş Yayıncılık)
2) "Aktif Öğrenme" (Kamile Ün Açıkgöz, Biliş Yayıncılık)
3) "Nasıl Bir Eğitim İstiyoruz?" (Server Tanilli, Cumhuriyet Kitapları)
4) "Osmanlı'dan Günümüze Eğitim Tarihi" (Necdet Sakaoğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları)
5) "Çocuk Ruh Sağlığı" (Atalay Yörükoğlu, Özgür Yayıncılık)
6) "Ezilenlerin Pedagojisi" (Paulo Freire, Ayrıntı Yayınları)
7) "Gençlik Çağı: Ruh Sağlığı ve Ruhsal Sorunlar" (Atalay Yörükoğlu, Özgür Yayıncılık)
8) "Kaliteli Eğitimde Öğretmen" (William Glasser, Beyaz Yayıncılık)
9) "Duygusal Zeka" (Daniel Goleman, Varlık Bilim Yayınları)
10) "Emile ya da Eğitim Üzerine" (J. J. Rousseau, İş Bankası Kültür Yayınları) 
11) "İnsan ve Kültür" (Bozkurt Güvenç, Boyut Yayıncılık)
12) "Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme" (Yaşar Baykul-M. Fuat Turgut, Pegem Akademi Yayıncılık)
13) "Bir Bilim Adamının Romanı" (Oğuz Atay, İletişim Yayınları) 
14) "Şimdiki Çocuklar Harika" (Aziz Nesin, Nesin Yayıncılık)
15) "İletişim Çatışmaları ve Empati" (Üstün Dökmen, Remzi Yayınları)

26 Eylül 2015 Cumartesi

Kedi-köpek evden atılmaz

Evine hiç kedi köpek almamak eleştirilmemesi gereken bir tercih olabilir (tıpkı çocuk yapmamayı tercih etmek gibi). Ama evindeki kediyi ya da köpeği sokağa atmak eleştirilmemesi gereken bir tercih değildir, daha da kötü bir şeydir, vahşettir (tıpkı çocuğunu sokağa atmak gibi). Evinizdeki kedi-köpek tıpkı çocuğunuz gibi evin bir bireyidir, hakları vardır. Hatta, davranışlarını dikkatle okusanız, anlarsınız ki kediniz ya da köpeğiniz kendisini evin ikincil-üçüncül derecede bireyi olarak görmez. Ona göre o sizden bile öncelikli olarak evin sahibidir hatta, evden atamazsınız.

"Atmak zorunda kaldım, çünkü..." olmaz. Her türlü olasılığı düşünüp baştan hiç almayacaktınız öyleyse. Nasıl ki zor günlerde çocuğu sokağa atamazsak, kedi-köpeği de atamayız.

5 Eylül 2015 Cumartesi

Hayat zor, gittikçe de zorlaşıyor.


Bugün öğleyin ben durakta otobüs beklerken güneş tam da tepedeyken  gördüm onu. Yetmiş beş yaşında imiş. Önündeki tekerlekli satış tezgahını güçlükle itiyordu. Yol dik yokuş ve gölgede bile sıcaklık 40 dereceye dayanmışsa, o güneş altında çok daha yüksek sıcaklıkta pişiyor olmalıydı. Tezgah üzerinde elektrikli süpürge için torba, hortum, vs. vardı. Arabadan sarkan siyah torbalara ise çöplerden topladığı pet şişeleri ve metal kutuları dolduruyordu. "Süpürgelere..." diye bağırıyordu bir yandan. Söylediklerinin gerisini anlamıyordum. Yanımdan geçerken sordum "Çok zor değil mi bu iş?" diye. "Ne yapalım? Hayat zor. Gittikçe de zorlaşıyor, " dedi. O Evka 1 sokaklarından daha da tepelerde bulunan TOKİ konutlarına doğru güneş altında yürümeye devam etti. Arkasından bakakaldım. Otobüsüm geldi o ara, bindim. Otobüsün serin klimalı ortamına girip kavuran sıcaktan kurtulmuştum. Otobüsün arka camından dışarı doğru baktım. O güçlükle yürümeye devam ediyordu.

14 Mayıs 2015 Perşembe

Hak ettiği ilgiyi görememiş iki film

Sinemalarda gösterildiği zaman hak ettiği ilgiyi görememiş, izleyenlerin pişman olmayacağını düşündüğüm çok önemli iki film:
1) "Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?" (2006, Yönetmen: Ezel Akay, Başlıca oyuncular: Haluk Bilginer, Beyazıt Öztürk, Şebnem Dönmezer)
2) "Adem'in Trenleri" (2007, Yönetmen: Barış Pirhasan, Başlıca oyuncular: Nurgül Yeşilçay, Cem Özer, Ümit Çırak)