22 Haziran 2014 Pazar

Ben aslında sıradan bir pastane garsonuyum

Ben aslında sıradan bir pastane garsonuyum. Yıl da 1979. Bir müşteri bir kutu getirdi, "Tezgahın arkasına koy, bir saat sonra gelip alacağım. Sakın kimseye verme ve açma" dedi. Sonra çıkıp gitti. Ama sadece beş dakika sabredebildim ve sonra içinde ne olduğuna bakmak istedim. Kapağını açtım. Bir düğme vardı, ona bastım. İşte buradayım. Bakıyorum, yıl 2014 görünüyor. Hatta kendimi hiç yapmadığım bir işten emekli ve yaşlı biri olarak buldum birden. Sözde ben üniversitede öğretim üyesi olarak çalışmışım ve hatta emekli bile olmuşum. İşe bak! Oysa ben daha yirmisine bile gelmemiş biriyim ve Şirinyer'deki bir pastanede garsonum. O kutuyu arayıp duruyorum; bulsam herhalde aynı düğmeye basınca geri, asıl ait olduğum zamana dönerim. Ama kutu da yok nedense. Şirinyer'e gidip çalıştığım pastaneyi aradım, pastane de yok olmuş. Ona da mı ben sebep oldum yoksa? Ne yapacağımı bilmiyorum. Kutuyu bulmam gerek bir an önce. Ya bu arada patron gelirse pastaneye? Benden başka kimse yoktu içeride düğmeye bastığım zaman. Ya dükkan soyulursa? Ya patron gelip de beni bulamazsa? Ya o adam gelirse kutusunu almak için? Hatta daha da önemlisi, her gün tam akşamüstü 5'te dondurma almak bahanesiyle beni görmeye gelen o kızın geliş saatini kaçırırsam? Oysa ona açılacaktım bugün. Bir an önce geri dönmem gerek. 2014 benim yılım, benim zamanım değil. İşim yok burada ve bu zamanda. Hemen o kutuyu bulmam gerek. Hem de hemen.

Hiç yorum yok: