12 Temmuz 2011 Salı

Yayalar için üst geçide de alt geçide de hayır!

Öncelikle Amsterdam'dan canlı görüntüler izleyerek başlayalım mı? http://www.terena.org/webcam adresine olabilirse gündüz saatlerinde gidin ve bir süre izleyin.  İzlerken şunlara dikkat edin:
1) Yaya, araç, tramvay ve bisiklet yolları yalnızca renklerle ve çizgilerle ayrılmış ve kimse kimsenin alanını işgal etmiyor (yükseltiler-çukurlar-yüks​ek kaldırımlar filan olmadığından engelliler de hiç yardımsız her yere gidebilir).
2) Yaya geçidinde yayaların önceliği var.
3) Araçlar klakson çalmıyor.
4) Araçlar sadece yayaları ya da bisikletlileri değil, birbirlerini de taciz etmiyorlar, çoğu kez sabırla bekliyorlar.


Amsterdam'da üst geçit yoktur. İnsan öncelikli hiçbir uygar kentte yayalar için üst geçit de olmaz, altgeçit de olmaz. Üst geçit ancak bizim gibi geri ülkelerde olur. Uygar bir ülkede yaya her zaman zeminden gidebilir, merdivenler tırmanmak ya da inmek zorunda kalmaz (kalırsa, engelliler-yaşlılar-hastal​ar sokağa çıkamazlar. Üstten ya da alttan gidecek olan yaya değil, araçlar olmalıdır). Geçenlerde üstgeçitlerden yine söz etmiştim ve o zaman Kazakistan'dan bir öğrencim orada da hiç üstgeçit olmadığını ve yayaların her zaman her yerde öncelikli olduğunu yazmıştı bana.

Bırakın yayaların öncelikli olması için yolların ona göre düzenlenmesini ve dolayısıyla yüksek kaldırımların ve üstgeçitlerin olmamasını, yayalardan bile öyle bir talep yok. Dikkat ederim, birçok şehirlerarası yollardaki yerleşim yerleriyle ilgili kaza haberlerine; sonrasında yerli halk yolu kapatır ve yayalar için üstgeçit isteme eylemi yapar. Akıllarına bile gelmez araçlar için üst ya da altyol istemek, biz şimdi olduğu gibi yine hep zeminden kolayca yürümeye devam edelim, demek.

Yaya haklarıyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için: http://www.yaya.org.tr/

7 Temmuz 2011 Perşembe

Rıfat Ilgaz

Bu Rıfat Ilgaz'dır. Bugün onun ölüm yıldönümü. 1911'de doğan Rıfat Ilgaz, 18 yıl önce Madımak yangınının acısına dayanamayıp 7 Temmuz 1993'te aramızdan ayrıldı. Onu bir kez gördüm. Galiba 1990 idi. İstanbul'a Kitap Fuarı'na gitmiştim. ... Yayınevinin standının başında kitaplarını çocuklarıymış gibi okşarkenki görüntüsü beynime kazındı. Öğretmendi başlangıçta. Ama yazdığı kitaplar yüzünden hem öğretmenliğinden oldu, hem de hapislerde yattı. Çok kitabı var. Bazı kitapları filme de dönüştü. Hababam Sınıfı onun romanına dayanır. Karartma Geceleri de onun aynı adlı romanından beyazperde uyarlamasıdır. Onu tanıyın. Bu toprakların yetiştirdiği en ulu çınarlardandır. Değerini bilen bilir.

Rıfat Ilgaz'dan bazı alıntılar:
"Mizah diye bir yazı türü yoktur. Yazı türü romandır, öyküdür, köşe yazılarıdır, anılardır. Mektup bile bir yazı türüdür de, mizah bir yazı türü değildir. Tür olsaydı tekniği olurdu."

"Mizah bir biçemdir. Topluma bakış açısıdır. Mizah şiir, öykü, roman olabilir: Tür değil, biçimdir. Mizacımızdan gelen bir özelliktir, bir çeşnidir. Yazı türleri beceri ister, teknik ister. Bunları sağladın mı başarı tamdır. Mizah ne ister? Mizah insanın mizacından geldiği için bilgi değildir, edinilemez. Teknik de değildir. İnsanın yaradılışında bu özellik varsa mizah başarılı olabilir"

"Kulağım halkta, gözüm toplumda."

Rıfat Ilgaz'dan yalnızca 4 gün önce Sivas'ta Madımak yangınında katledilen dostu Asım Bezirci onu anlatıyor, dinleyin: http://www.dailymotion.com​/video/xax7ut_sinif-yn-mim​li-yairi-ryfat-ilgaz-y_lif​estyle

Hakkında Vikipedi sayfası: http://tr.wikipedia.org/wi​ki/R%C4%B1fat_Ilgaz

Yedicide Postası Gazetesi'nin resmi sitesi: http://www.yenicidepostasi​.com/

Rıfat Ilgaz resmi sitesi: http://www.rifatilgaz.net/

Markopaşa resmi sitesi: http://www.markopasa.org/

Çınar Yayınları resmi sitesi: http://www.cinaryayincilik​.com.tr/cinar/

Hababam Sınıfı resmi sitesi: http://www.hababamsinifi.c​om.tr/

Rıfat Ilgaz ile ilgili filmler: http://www.youtube.com/pro​file?gl=GB&hl=en-GB&user=y​aprak1983