16 Şubat 2010 Salı

John Keats ile Nazım Hikmet'in birer şiiri üzerine...

John Keats, 1819 yılında yazdığı "Ode On A Grecian Urn" adlı şiirinin iki dizesinde şöyle diyor: 


Heard melodies are sweet, but those unheard
    Are sweeter: therefore, ye soft pipes, play on; 



Yani, 


İşitilmiş melodiler güzeldir, ama işitilmemiş olanlar
   Daha güzeldir: o yüzden, siz yumuşak flütler, çalmaya devam edin
 



gibi bir çevirisi olabilir (alternatif çeviriler de yapılabilir). Şiirin tamamını http://englishhistory.net/keats/poetry/odeonagrecianurn.html adresinde görebilirsiniz. 


Nazım Hikmet, 1945 yılında yazdığı şiirde şöyle diyor: 


En güzel deniz:
    henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk:
    henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz:
    henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
    henüz söylemiş olduğum sözdür... 



İki şiir arasındaki benzerlik ilginç, değil mi?

2 yorum:

serkan dedi ki...

Hocam o güzelliği katan özgün oluşları mı yoksa şimdi sahip olmamız veya gelecekte sahip olacak olmamız mı?

Alper Kurt dedi ki...

Az önce Parlak Yıldız filmini izledim ve internette araştırma yaparken bu iki karşılaştırmayı gördüm. Gerçekten de iki şiir arasındaki benzerliği fark etmek eşsiz bir duygu olmuş. Tıpkı bu şiirlerde belirtildiği gibi, filmde de Keats'in ve sevgilisinin yaşadığı en güzel anlar henüz birbirlerine dokunmadıkları, hislerini dokunmadan, dile getirmeden önce yaşadıkları anlar.