6 Ekim 2008 Pazartesi

Üniversiteler açıldı...

Üniversiteler yeni çalışma yılına başladı. Öncelikle herkes için güzellikler getirmesini, dünyada tüm canlılar için yaşam kalitesinin daha da artması için verimli bir yıl olmasını dilerim.

Yeni akademik yıl vesilesiyle, üniversitelerin bazı sorunlarını sıralamak isterim:

1. Öğretim elemanlarının niteliksizliği ve verimsizliği: Öğretim elemanları branşlarında kendilerini geliştirmek için yeterince çalışmıyorlar. Genellikle yabancı dil bilmiyorlar; bu nedenle alanlarında okumaları gereken yabancı yayınları izle(ye)miyorlar. Oysa çoğu alanda, sözgelimi eğitim bilimlerinde alanyazın baskın biçimde İngilizce. Ayrıca, öğretim elemanları ne yayın üretimine ne de özellikle işledikleri derslere gereken önemi veriyorlar. Dersler eksik ve niteliksiz biçimde işleniyor. Dersleri tümüyle öğrencilere anlattıranlar da az değil. Öğretim elemanları genellikle entelektüel bir kimliğe de sahip değil; sanatla, edebiyatla ilgilenmiyorlar, opera-tiyatro-bale gibi etkinlikleri izlemiyorlar, sinemaya gideni bile çok az, herhangi bir dergiyi izleyen parmakla sayılacak denli az, gazete okuyan da öyle. Öğretim elemanları genellikle çok ders alıp çok ücret alma peşindeler. Yönetim onları zorlamadığı halde, olağanüstü sayılarda haftalık ders yükü alan çok sayıda öğretim elemanı var.

2. Öğretim elemanlarının, idari personelin ve öğrencilerin karar alma süreçlerine katılamaması: Kararlar yasada belirtilen kurullarca alınıyor. Hatta çoğunlukla üst yönetimin aldığı ya da ya da istediği kararları onaylamaktan öteye gitmiyor kurulların işlevi. Öğretim elemanları, idari personel ve öğrenciler ise, kendilerini ilgilendiren kararlarda bile hiçbir söz hakkına sahip değiller.

3. Öğrenciler güdüsüz ve verimsiz: Hem liseden getirdikleri alışkanlıklar nedeniyle, hem de üniversite ortamının olumsuzlukları nedeniyle, öğrenciler genel olarak güdüsüz, isteksiz. Çoğu öğrenci yalnızca zorunlu devam saatini tutturma ve geçer not alma derdinde. Üretmek, paylaşmak, yararlı olmak gibi gayeleri olan çok az. Yabancı dil bilmedikleri gibi, Türkçeyi bile doğru kullanamıyorlar. Herhangi bir yazıyı yanlışsız yazamıyorlar.

4. Çatışmalar ve iletişim bozuklukları var: Öğretim elemanlarının kendi arasında ve öğretim elemanları ile öğrenciler arasında iletişim bozuklukları var. Kişiler birbirlerine kendilerini doğru biçimde anlatmaktan genellikle acizler ve kendisi dışındakilerin kötü niyetli olduğunu düşünüyorlar.

5. Eleştirel ve yaratıcı düşünme ortamı yok: Yukarıda sayılan nedenlerden ötürü, bilim üretmenin olmazsa olmaz koşulları olan eleştirel bakış ve yaratıcı düşünme ortamı üniversitelerde genel olarak yok. Öğretim elemanları üstlerine, öğrenciler de öğretim elemanlarına hiyerarşik olarak bağımlılar. Bu da eleştirel düşünmeyi ve yaratıcılığı engelleyen en önemli etmenlerden biri.

6. Üniversitelerde kayırmacılık var: Öğretim elemanları bilerek ya da farkında olmadan belli öğrencileri kayırabiliyorlar. Yönetimler de genellikle kendilerine yakın olan öğretim elemanlarını kayırıyor. Belli görevler ve konumlar edinmede liyakat her zaman yeterli olmayabiliyor. Lisansüstü öğrenci alırken de bazen yakınlık önem taşıyabiliyor.

7. Öğrencilerin ve öğretim elemanlarının yararlanacağı donanımlar yetersiz: Üniversitelerde genellikle kütüphaneler kolayca erişilebilir olanaklara ve sistemlere sahip değiller. Kitap sayıları genellikle yetersiz. Çoğu üniversitede kütüphaneler asıl yararlanılacakları saatler olan mesai dışı saatlerde ve haftasonlarında kapalı. Çoğu üniversitede özellikle öğrencilerin kullanabileceği İnternet olanakları yok.

8. Üniversiteler tarikatların kuşatmasında: Özellikle kayıt günlerinden başlayarak tarikat temsilcileri özellikle yeni gelen öğrencileri cazip önerilerle (ucuz hatta bedava yurt-yemek teklif ederek) öğrencileri avlama peşinde. Böylelikle, özgür ve bilimsel düşüncenin egemen olması gereken üniversitelerde dogmaların etkisi altında kalan öğrencilerin sayısı her geçen yıl artıyor.

Yazıyı daha sonra sürdüreceğim. Bu arada, aradan bir gün geçmiş de olsa, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü tüm öğretmenlere ve öğretmen adaylarına kutlu olsun.

Hiç yorum yok: