23 Şubat 2007 Cuma

Buca'dan Ege Üniversitesi'ne "sinema"

1990'ların başlarında yaşlıca bir adam şövalyeliğe soyunup yeldeğirmenlerine savaş açtı: Buca'da hem de tam Buca Eğitim'in karşısında festival filmleri ve belgeseller gösteren bir sinema açtı. Ama tam da benim tahmin ettiğim gibi, o iş yürümedi. İki yıla yakın süren bu deneyim başarısızlıkla sonuçlandı: Binlerce öğrencinin ve yüzlerce öğretim elemanının ayağına kadar gelen bu sinemaya izleyici gelmedi. Şövalye Tayfun Kepsutlu elinde avucunda ne varsa harcamıştı ve burada sinemayı artık yürütemeyecekti. Ancak vazgeçmeyecekti yine de. Ardından, nitelikli film gösterme inadını önce bir süre Ege Üniversitesi Kültür Sanat Amfisi'nde, olmayınca daha sonra Karşıyaka Belediyesi Ziya Gökalp Sanat ve Kültür Sarayı'nın bodrumundaki salonda sürdürdü yıllarca. Seans başına değil 1 izleyici, ortalama 0,02 izleyici düşüyordu. Tayfun Bey İstanbul'dan kiralayarak getirttiği filmlerin parasını bile mühendislik emekliliğinden aldığı ikramiyeyle ve diğer birikimleriyle ödüyordu. İzleyici gelmiyordu. Hep başarısızlıkla sonuçlanan arayışını kısa sürelerle Bornova'nın meydanındaki bir yazlık sinemada ve yine Bornova'da Batı Sineması'nda da sürdürdü. Nitelikli festival filmleri ve belgeseller İzmir'in seyircisine sıkıcı geliyor olmalıydı. İzleyici gelmedi. Oysa Tayfun Bey başka hiçbir sinemanın yapmadığı bir şeyi yapıyordu; her hafta İzmir'in her yanını dolaşarak belli başlı mekanları sinemasının reklam afişleriyle donatıyordu. Ayrıca İzmir'de web sitesi olan tek sinema onun sinemasıydı. Gazetelerde de düzenli tanıtım ilanları yer alıyordu. Yani sorun tanıtım değildi aslında. Uzaklık hiç değildi; çünkü sinemasını kurmadığı yer neredeyse kalmadı İzmir'de, ama sonuç hep aynıydı. Tayfun Bey, şimdi nitelikli film gösterme inadını Ege Üniversitesi'nde sürdürüyor. Sinemanın film rulolarını o taşıyor. Seyirciye bileti o kesiyor. Makinistliği o yapıyor. Şehrin her yanını gezerek afişlemeyi o yapıyor. Sinemanın web sitesini de gönüllü olarak ben yapıyorum belki küçük bir katkı olur diye: http://ebrukepsutlu.blogspot.com. Bakalım kim daha inatçı? İzleyici mi gelmeme inadını sürdürecek, yoksa Tayfun Bey mi film gösterme inadını?

2 yorum:

cuckan dedi ki...

sizi de Tayfun bey'i de özverili çalışmanızdan ötürü kutluyorum.Kendisinin Ziya Gökalp'deki gösterimlerine
eşimle gitmiştik. filmi evime bu akdar yakın ve insanları bu sanattan bu kadar uzak bulmaya (bizden başka sadece 1 kişi vardı) hem sevinmiş hem üzülmüştüm...umarım çabalar boşa çıkmaz...

Uğur Altunay dedi ki...

Teşekkür ederim. O yazıyı yazalı iki yılı aştı. Biz inadımızdan vazgeçmedik. Herhalde siz de seyirci inadından vazgeçmeyen az sayıda insandan birisiniz. Sinema dolu günler dilerim.